AXA İklim Raporu

 

Rapor Özet:

Bu rapor, İklim Bağlantılı Finansal Beyanlar Görev Gücü'nün (TCFD) önerdiği temel boyutlara uygun olarak hazırlanmıştır:

  • Yönetişim: Kuruluşun iklim bağlantılı risk ve fırsatlara ilişkin yönetişim yapısı
  • Strateji: İklim bağlantılı risk ve fırsatların kuruluşun işletmeleri, stratejisi ve finansal planlaması üzerindeki mevcut ve olası etkileri
  • Risk Yönetimi: Kuruluşun iklim bağlantılı riskleri tanımlamak, değerlendirmek ve yönetmek için yürüttüğü süreçler
  • Metrikler ve Hedefler: İklim bağlantılı riskleri ve fırsatları değerlendirmek ve yönetmek için kullanılan metrik ve hedefler

Güçlü Bir Bilimsel Uzlaşı

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) , ortaya çıkacak etkiler arasında buzul erimesinin artması ve deniz seviyelerinin daha da yükselmesinin yer alacağını, bunların da kıyı ve alçak bölgelerde sel ve erozyona yol açacağını öngörüyor. Yerel nüfus doğal çevresine büyük ölçüde bağlı ve kötüleşen iklim koşullarıyla başa çıkmak için daha az kaynağa sahip olduğundan, gelişmekte olan ülkelerin bazıları en büyük etkiyi yaşayacaktır. Sıcaklığa bağlı ölümler ve su yoluyla bulaşan hastalıklar artabilir. Birçok bitki türünün yanı sıra karada, tatlı sularda ve denizlerde yaşayan sayısız tür, hızla değişen iklimle başa çıkmak için mücadele etmektedir ve yok olma riskiyle karşı karşıyadır. Son olarak, yerel ekonomilerde mülkiyete ve altyapıya yönelik olarak maruz kalınan zarar artabilir. Tarım, ormancılık, enerji ve turizm gibi çevresel faktörlere en çok dayalı olan bazı sektörlerde gelirlerin azalması söz konusu olabilir.

COP21 Paris Anlaşması'nın 2. maddesinde yatırımcıların temel rolü tanımlanmaktadır: Finansal akışları sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklime dayanıklı kalkınma hedefleriyle uyumlu hale getirmek. Düşük karbonlu ekonomiye geçiş hedefinin gerek "reel ekonomi" gerekse yatırımcılar ve sigortacılar açısından önemli sonuçları olacaktır. AXA iklim eyleminin arka planında bu hususlar bulunmaktadır.

2021 yılında yapılacak olan COP26, hükümetlerin muhtemelen "Glasgow Anlaşması" formatında, güçlendirilmiş taahhütleriyle iklim eylemlerine yön vermesi beklenen önemli bir COP toplantısıdır. Özel finans kuruluşlarının net sıfır karbon ekonomisine başarılı bir şekilde geçilmesinde önemli bir rol oynaması beklenmektedir. Zira özel finansman akışlarının gerçekleşmesi, ayrıca risk karşılıklılaştırma yoluyla dayanıklılık çalışmalarının desteklenmesi hayati önem taşımaktadır. Özellikle de Şubat 2020'deki lansmanı AXA CEO'su Thomas Buberl tarafından bizzat desteklenen COP26 "Özel Finans Gündemi", "Paris Anlaşması'nda belirtilen 1,5°C hedefine ulaşmak için finans sistemi genelinde ihtiyaç duyulan iddialı eylem planını harekete geçirmek" üzere tasarlanmıştır.

COP26 doğrultusundaki çalışmaların amacı, "her finansal kararda iklim değişikliğinin dikkate alınmasını sağlamaktır". Bunu sağlamak amacıyla üç odak alan belirlenmiştir:

  • Raporlama: TCFD tarafından geliştirilmiş ortak bir çerçeveyi uygulayarak iklimle ilişkili beyanın nitelik ve niceliğini artırmak,
  • Risk: Firmaların ve yatırımcıların özellikle gelişmiş iklim stres testi yoluyla "net sıfır" dünyaya geçişte iklimle ilişkili riskleri ölçebilmelerini ve yönetebilmelerini sağlamak,
  • Getiri: Hem firmaların hem de yatırımcıların düşük karbon ekonomisine geçişte fırsatları belirlemelerine yardımcı olmak. Bu, ısınma potansiyelinin veya başka bir metriğin söz konusu geçişteki potansiyel fırsatları ölçmenin en iyi yolu olup olmadığını değerlendirmeyi de içermektedir. 


AXA'nın İklim Stratejisinde Yeni Bir Aşama

İklimle bağlantılı girişimlerimiz, elimizde mevcut her kaynaktan ve uzmanlıktan faydalanmaktadır: yeşil yatırımlar, geri çekilen yatırımlar ve sigortalama kısıtlamaları, çevresel katma değere sahip ürünler, iklime dirençlilik ve iklim değişikliğine uyum çözümleri, risk modellemesi, etki yatırımı, hissedar katılımı, doğrudan çevresel ayak izi azaltma, akademik araştırma, sosyal yardım, kanaat önderliği, ortaklıklar ve çalışan gönüllülüğü.

AXA, 2015'in başlarında kömürden çıkışı resmileştirdi. 2017 yılında, zor bir iş kararı olan sigorta iş kolumuzda kömür ve katranlı kum kısıtlamalarına öncülük ettik. Ardından 2018 yılında yeni ticari iş kolları kuruluşumuz olan AXA XL'i de bu karar kapsamına aldık. İddialı bir yeşil yatırım hedefine ulaştık. TCFD ve AB girişimleri kapsamında güçlü bir kolektif gündemi teşvik ettik. 2018 TCFD raporundan bu yana yeni ileriye dönük iklim uyum metriklerini inceledik. 2019 yılında biyolojik çeşitlilik krizini finansal risk olarak yeniden tanımladık. 


AXA'nın İklim Stratejisi, işimizi Paris Anlaşması ile uyumlu hale getirmeyi destekleyen dört ana yeni gelişmeyi içermektedir:

  • 2050 yılına kadar yatırımlarımızın "Isınma Potansiyeli" 1,5°C'nin altına indirmek: Net-Zero Asset Owner Alliance'a (Net Sıfır Aktif Sahipleri İttifakı) katılarak bu taahhüdü kolektif bir ortamda desteklemeyi ve bu İttifak içinde metodoloji ile ilgili çalışmalara liderlik etmeyi hedefliyoruz. 

  • 2023 yılına kadar yeşil yatırım hedefimizi iki katına çıkararak 24 milyar Euro'ya ulaştırmak 

  • 100 milyon Euro değerinde "Kavram Kanıtı" (Proof of Concept) ihracıyla "Geçiş Tahvili" (Transition Bond) aktif sınıfının lansmanı, 

  • kömür sektöründen yatırımların tamamen geri çekilmesi ve sigortalama kısıtlamalarının artırılması
Mayıs 2020'de AXA, Grubun toplumsal sorunlara yanıt vermeye yönelik iş modelini kullanabilme becerisini hız kazandırmak için 'Toplumsal Rol Yönlendirme Kurulu' (RISSC) adlı yeni bir iç yapı oluşturarak iklimle bağlantılı konulara güçlü bir şekilde odaklanmıştır. Dolayısıyla RISSC üyeleri çok çeşitli işlevleri, sorumlulukları ve coğrafyaları temsil etmektedir. RISSC'in çalışma alanına giren konular ve projeler arasında yatırım ve sigortalama yönergeleri, metrikler ve hedefler, risk yönetimi, raporlama, operasyonel etkiler, ortaklıklar, sosyal yardım, vb. yer almaktadır.

 

Sorumlu Yatırım Stratejisi

AXA, sorumlu yatırımı; çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) konularının mülkiyet uygulamaları da dahil olmak üzere yatırım süreçlerine entegrasyonu olarak tanımlamaktadır. Sorumlu Yatırım, altı ana başlıktan oluşmaktadır: ESG Entegrasyonu, iklimle bağlantılı portföy uyumu, istisnalar ve hassas ESG yatırımları, yeşil yatırım hedefi ve geçiş finansmanı, etki yatırımları, aktif yönetim.

İklim Senaryosu Analizi Ve Stres Testi: Artan Bir Düzenleme Endişesi

İklim değişikliğiyle ilgili risk ve fırsatların senaryo analizi üzerinde değerlendirilmesi, finansal hizmetler sektöründe artan bir önceliktir. Sigorta denetçileri ve sektör kuruluşları, iklim değişikliğiyle ilişkili risklere dair genel anlayışımızı ve değerlendirmemizi zenginleştirebilecek senaryo analizleri ve stres testleri geliştirme konusuna giderek daha çok ilgi duymaktadır. Sigortacılar için iklim stres testinin geliştirilmesi hala erken aşamadadır ve metodolojik açıdan zorluklar barındırmaktadır. AXA, düzenlemeler konusundaki gelişmeleri yakından takip etmekte ve hem aktifler hem de pasifler açısından sigortacılara yönelik iklim değişikliği risklerinin değerlendirilmesiyle ilgili çeşitli düzenleyici ve sektörel çalışma gruplarına katılmaktadır.

Entegre Değerlendirme Modelleri (EDM)

İklim değişikliği EDM'leri, araştırmacılar ve karar vericilerin sadece "Nerede, ne kadar emisyon azaltımı gerekiyor?" sorusunu değil, aynı zamanda "Dünya 1,5°C veya 2°C hedeflerini nasıl karşılayabilir?" gibi soruları da yanıtlamak için kullanabileceği farklı türde bilgileri tutarlı bir çerçevede bir araya getirmektedir.

Dolayısıyla EDM'ler, iklim değişikliğiyle başa çıkmak için mevcut seçeneklerin göreceli değeri hakkında ulaşılacak yargıları da etkilemektedir. Doğaları itibarıyla karmaşık EDM'ler içinde yapılandırılmış, iklimle ilişkili olan ve olmayan modüller arasındaki bağlantılar gerek ardışık etkilerin gerekse ekonominin bir alanındaki kararların diğer alanları nasıl etkilediğinin keşfedilmesine olanak tanır.
Bu, örneğin, nüfus artışı ve GSYİH büyümesinin elektrik talebini nasıl etkileyebileceğinin ve bu talebin sosyal etkiyi en üst düzeye çıkararak ya da maliyetleri en aza indirerek nasıl en iyi şekilde karşılanabileceğinin görülmesini sağlar.

AXA, ortağımız Carbon Delta tarafından geliştirilen modelleri kullanarak (bkz. "Isınma potansiyeli" bölümü), üç özel EDM (1) (3°C, 2°C ve 1,5°C versiyonları) kullanmaktadır ve bunların yatırım değeri üzerindeki etkilerini test etmiştir.

İklimle Bağlantılı Metriklerin Çeşitliliği

Senaryo analizine yönelik bu yaklaşımı temel alan AXA, 2016 yılından bu yana yatırımlarının "iklim dinamiklerini" analiz etmek üzere farklı yaklaşımları test etmiştir. Önceki çalışmalar temelinde AXA, kurum dışı iklim riski uzmanları (Carbon Delta, Beyond Ratings, Trucost) tarafından sağlanan metodolojilere dayanarak çalışmalarını aktif sınıflarına göre derinleştirmiştir ve kendi ‘Reel Varlık’ yatırımlarını kapsama dahil etmek için kurum içi "NatCat" modellerini kullanmaktadır.

İklimle Bağlantılı Etki Değerlendirmesi: "Portföy Uyumu" Ve Isınma Potansiyeli

Bu bölümde AXA'nın 2050 yılına kadar yatırımları iklim açısından nötr hale getirme taahhüdünü ve ilerlemenin yeni "sıcaklık" metrikleri kullanılarak nasıl izleneceğini ele alacağız.

Isınma Potansiyeli

AXA, 2018 yılından bu yana İsviçre merkezli çevreci finans teknolojisi firması Carbon Delta (yakın zamanda MSCI tarafından satın alınmıştır) tarafından geliştirilen ve sıcaklık cinsinden ifade edilen "Isınma Potansiyeli" (Warming Potential, WP) metriklerini üreten bir "geçiş riski" modelinden yararlanmaktadır. Söz konusu modelleme yaklaşımı, yukarıdan aşağıya verileri ve aşağıdan yukarıya ekonomik verilerle şirket verilerini birleştirerek ileriye dönük iklimle bağlantılı bir metrik kümesi kurmaktadır.

Nitekim, WP metodolojisi yukarıdan aşağıya bir yaklaşıma dayanmaktadır:

  • Ülke düzeyinde 2030 yılına kadar karbon yoğunluklarını yansıtan "Paris Anlaşması" taahhütleri;
  • (UNEP Karbon Emisyon Açığı Raporu’na göre) çeşitli sıcaklık senaryolarıyla ilişkili olarak Ulusal Olarak Belirlenmiş Katkılar (NDCs) ve karbon emisyon bütçesi arasındaki farklar;
  • Sektörlere ve ülkelere göre şirket düzeyinde iş karışımı yapıları;
  • Şirket düzeyindeki mevcut karbon yoğunlukları (yalnızca kapsam 1) ve yeşil teknolojilerde/ürünlerde Ar-Ge;
  • "Geçiş" fırsatlarını vurgulayan yeşil teknolojilerde/ürünlerde Ar-Ge.

AXA, Carbon Delta ile çalışarak, her iki şirketin küresel ısınmaya mutlak ve sektörel katkılarını göz önünde bulundurmak suretiyle daha dengeli bir Isınma Potansiyeli yaklaşımı geliştirmiştir. Bu kapsamda (belirli bir ülkenin ekonomik sektörlerindeki düzenleyici bakış açılarını dikkate alan) "sektöre özgü" bir yaklaşım ile (sektörlere veya bir ekonominin işleyişine bakılmaksızın mutlak emisyon yoğunluğu görünümüne dayanan) "sektör bağımsız" bir yaklaşım birleştirilmektedir. Bu bilinçli metodolojik seçim hem sektörlerin iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasına olan göreceli katkılarını hem de şirketlerin tek tek karbon emisyonlarını azaltmak için kendi sektörlerinde yaptıkları en iyi uygulamaları dikkate almaktadır.

AXA'nın Isınma Potansiyeli: 2019 Kurumsal Sonuçları

AXA'nın özsermaye ısınma potansiyeli 2018 ve 2019 yılları arasında 3,26°C'den 3,21°C'ye hafif bir düşüş sergilemiş, kurumsal borcumuzun WP'si 2,93°C'den 2,79°C'ye inmiş, toplam kurumsal özsermaye ve borcumuzun WP'si 2,96°C'den 2,83°C'ye düşmüş, aynı evrendeki bir geniş referans değer ise 3,05°C'den 3,07°C'ye yükselmiştir. Bu, AXA'nın kurumsal yatırımlarının ısınma potansiyelinin azaldığını, yatırım yaptığımız ekonominin ısınma potansiyelininse az da olsa arttığını ortaya koymaktadır. Bu sonuçlar cesaret verici olsa da uzun vadeli bir ufukta en büyük önemi taşıyan ve değişkenlik arz eden metriklerdeki küçük varyasyonlardan kısa vadeli sonuçlar çıkarmak mantıklı değildir. Bu aynı zamanda bu rakamların hala 2°C'nin oldukça üzerinde olduğunu göstermektedir. Böylece, günümüzün kamu politikaları ve iş ortamı göz önünde bulundurulduğunda ve burada test edilen "ısınma potansiyeli" yaklaşımına göre, AXA'nın işletme yatırımı evreninin COP21 sırasında kararlaştırılan 2°C hedefiyle uyumlu olmadığı teyit edilmektedir.

Kamu Borçlarının Isınma Potansiyeline Dair Metodoloji

Beyond Ratings, Carbon Delta'nınkine benzer bir yaklaşım izlemektedir: Hükümetlerin Paris Anlaşması'nın "karbon bütçesine" yönelik olarak verdikleri geleceğe yönelik karbon azaltma taahhütlerini karşılaştırmakta ve ulusal karbon vaatlerini teorik bir sıcaklıkla bağdaştırmaktadır. Beyond Ratings; Sera Gazı emisyonları, GSYİH büyümesi, demografi, enerji verimliliği ve karbon yoğunluğu arasındaki "Kaya ilişkisine" dayanarak ülkelerin "2°C" uyumlu karbon bütçelerine dair sonuçlar ortaya koyan bir yaklaşım geliştirmiştir.

Bu modele göre, AXA'nın 2019 yılındaki kamu borçlarının ısınma potansiyeli 2,8°C'ye ulaşmıştır. Yine bu noktada AXA'nın ısınma potansiyeli kısmen azalırken (2018'de 3,0°C) bizim referans değerimiz hafifçe artmıştır. Bu rakam, kısmen yatırım stratejimiz kısmen de ekonomilerin enerji karmasında nispeten düşük karbon yoğunluğu sergileme eğiliminde olduğu AB'de mevcut (%60'ın üzerindeki) güçlü risk sahamız sayesinde yaygın olarak kullanılan piyasa referans değerinden (4,04°C) önemli ölçüde daha düşüktür. Nükleer, hidroelektrik, rüzgar ve güneş gibi düşük karbonlu enerji kaynaklarının kullanımı, daha düşük karbon yoğunluğuyla daha düşük bir ısınma potansiyeli sağlamaktadır. Aynı şekilde, daha isabetli bir analizde, bu yaklaşıma göre ihraççı devletler arasında ısınma potansiyeli açısından mevcut geniş eşitsizlikler ortaya konmaktadır.

"Portföy uyumu": Makroekonomik bir sonuç

Bu raporda incelenmekte olan gelişen metodolojilere göre AXA'nın kurumsal yatırımları (özsermaye ve borç), limitin biraz altında olan ve giderek azalan bir ısınma potansiyeli sergilemekteyken bizim referans değerimiz hafifçe yükselmektedir. Daha yoğun olan kamu borcu yatırımlarımız, AB'deki güçlü risk limitimiz sayesinde referans değerlere kıyasla belirgin bir fark ortaya koymaktadır. Bu iki rakamın ağırlıklı ortalaması - farklı metodolojilerin birleştirilmesi ve karbon emisyonlarının iki kez sayılmasını da içerir - AXA'nın kurumsal ve kamu varlıkları için 2,81°C'lik birleşik bir Isınma Potansiyeli ortaya çıkarmaktadır. Bu rakam gerek 3,62°C'lik geniş piyasa referans değerinden gerekse mevcut NDC vaatlerinde (3,2°C) ve 4°C'yi aşan işlerin olduğu şekilde ilerlediği BAU senaryolarında (yani NDC'lerin uygulanmaması durumunda) yer alan projeksiyonlardan önemli ölçüde daha düşüktür.

2017'den bu yana yürütülen kapsamlı metodoloji testlerinden sonra, Kasım 2019'da AXA, yatırımlarını Paris Anlaşması ile uyumlu hale getirmeye karar vermiş ve 2050 yılına kadar 1,5°C'lik "Isınma Potansiyeli" elde etmeyi taahhüt etmiştir. Tüm sektörler ve şirketlerin sosyal ve iş etkilerini hesaba katarak gelişme sorumluluğu bulunmaktadır. Bu nedenle, hükümetlerin kendi NDC taahhütlerini yerine getirmeleri beklentisiyle bu taahhüdü üstleniyor ve bu gündem için tasarlanmış olan "Net Zero Asset Owner Alliance"a katılmış ve desteğimizi sunmuş bulunuyoruz.

İklimle Bağlantılı Risk Değerlendirmesi: AXA'nın "İklim maliyeti"

Yatırımlarımızın iklim üzerindeki olası etkilerini temsil eden ısınma potansiyeli yaklaşımına ek olarak, iklim değişikliğinin yatırım getirilerini nasıl etkileyebileceğini değerlendirmek üzere iş/yatırım riski perspektifinden de iklim riski analizi yapılması mümkündür.

  • Geçiş (veya "düzenleme") riski maliyetleri
  • Fiziksel maliyetler
  • Yeşil gelir
Maliyetler ve fırsatlar birleştirilmekte, "Şirket iklim maliyeti" göstergesine dönüştürülmektedir. Sonuç olarak, bu metodolojiye göre AXA'nın net "şirket iklim maliyeti", yatırım yaptığımız şirketlerin cirosunun ortalama %10,5'ine eşit görünmektedir. Bu da AXA'nın yatırım değerinde "portföy iklim maliyeti" olarak adlandırılabilecek %3,3'lük bir azalmaya karşılık gelmektedir.

 

Yatırımın Karbon Ayak İzi: 2014-2019 Trend Analizi

Sigortalı Müşterilerimizin Karbon Ayak İzinin Ölçülmesi

AXA, Baş Risk Görevlileri Forumu tarafından yürütülen ve sigortalı portföylerinin, yani sigortalı müşterilerimizin karbon ayak izini değerlendirmeyi amaçlayan öncü bir projeyi desteklemektedir. Bu proje, sigortacıların zorlukları anlama ve sonunda kendi sigortalı portföylerinin karbon yoğunluğunu beyan etme yolunda çalışmalar yürütmelerine yardımcı olabilir.

İklim Değişikliğinin "Fiziksel Risklerini" Reel Varlık Yatırımlarına Dahil Etme

2016 yılında yayınladığımız ilk iklim raporumuzdan bu yana AXA, bir dizi gayrimenkul varlığı üzerinde analiz gerçekleştirmektedir. 2020 yılında bu analiz, 35 milyar Euro'dan fazla değere sahip Doğrudan Mülkiyet kapsamını ele almaktadır. AXA'nın Yatırım ve Risk Yönetimi ekipleri, portföyün %90'ına yakınını temsil eden 9 seçilmiş ülkede sel ve fırtınaların yönettikleri varlıklar üzerindeki finansal etkilerini değerlendirmiştir. AXA IM'nin gayrimenkul portföyü, birincil yatırımcısı olduğumuz AXA'nın gayrimenkul portföyüne çok benzemektedir. Dolayısıyla elde edilen sonuçlar, AXA'nın iklim riski tutarlarını yansıtmaktadır. Önceki çalışmalarımıza paralel olarak hem yıllık ortalama zararlar (AAL) hem de nadiren gerçekleşen sel ve fırtına olaylarının neden olduğu zararlar toplam varlık değeriyle karşılaştırıldığında sınırlı kalmıştır. AAL'ye dayalı değerlendirmemizin sonuçları, ülke düzeyinde ayrıntılandırılmış olarak aşağıda sunulmuştur.

Şirket içi risk modellemesine göre, iklimle bağlantılı "fiziksel risklerin" gayrimenkul varlıkları üzerindeki finansal etkileri genellikle sınırlı kalmaktadır. AXA IM Reel Varlıklar ekipleri, fiziksel risk düzeylerini daha iyi anlamak ve sorumlu yatırıma yönelik entegre yaklaşımın bir parçası olarak iklim olaylarına bu tür maruziyetleri sınırlamak için gerekli uyum çalışmalarını belirlemek üzere AXA'nın NatCat ekipleriyle işbirliği yapmaya devam etmektedir.

Geri Çekilen Yatırımlar

Toplamda, AXA'nın 2007'de başlattığı yatırım geri çekme işlemleri (2019'daki kömürle ilgili yeni çalışmalar da dahil olmak üzere) yaklaşık 7,5 milyar Euro'ya (azalan ölçek sırasıyla kömür, tütün, katranlı kum, tartışmalı silahlar ve palmiye yağı; XL Group varlıkları da dahildir) karşılık gelmektedir.

Sigortalama Kısıtlamaları

AXA ayrıca kömür ve katranlı kumla ilgili varlıkların (ayrıca önceki bölümde belirtilen diğer sektörlerdeki varlıkların ve kutup sondajının) sigorta kapsamını kısıtlamıştır. 2017 yılından bu yana sigortalama kısıtlamaları; kömür madenleri, kömür santralleri, katranlı kum çıkarma sahaları veya ilgili boru hatları bakımından Mülkiyet ve İnşaat sigorta kapsamını yasaklamaktadır. AXA, Kasım 2019'da müşteri düzeyinde kömürle ilgili ek kısıtlamaları yürürlüğe koyarak söz konusu kısıtlamaları önemli ölçüde güçlendirmiş ve yatırım elden çıkarma kriterlerini bu alana yansıtmıştır.

Yeşil Yatırımlar

Yeşil yatırımlar, "sıcaklık" hedefleri ve yatırım geri çekme süreçlerine ek olarak, çeşitli sektörleri iklim stratejilerini hızlandırmaya teşvik etmektedir. AXA ilk olarak 2015 yılında bir yeşil yatırım stratejisi geliştirmiştir. AXA, 2017 yılında ilk 3 milyar Euro'luk yeşil yatırım hedefimize ulaştıktan sonra, 2020 yılına kadar yeşil yatırım hedefini 12 milyar Euro'ya çıkarmıştır. Kasım 2019'da ise 2023 yılına kadar 24 milyar Euro yeşil yatırım taahhüdünde bulunmuştur. Aralık 2019 itibarıyla AXA'nın yeşil yatırımları 11,7 milyar Euro'ya ulaşmıştır.

  • Yeşil Tahviller: Yeşil tahviller veya iklim tahvilleri, iklim ya da çevre açısından katma değer taşıyan projeleri finanse etmeyi amaçlayan, nispeten yeni bir finansal araç türüdür. Şirketler ve yatırımcıların olumlu çevresel etkilere sahip farklı portföyler oluşturmakla giderek daha fazla ilgilenmesi sonucunda bu tahvillere olan ilgi son yıllarda büyük ölçüde artmış, piyasa 500 milyar ABD Dolarının üzerinde bir büyüklüğe ulaşmıştır. AXA, 1,04 milyar Euro'luk kısmı 2019 yılı içinde olmak üzere 2019 yıl sonu itibarıyla 3,55 milyar Euro'luk yeşil tahvil yatırımı yapmıştır. Bu rakamın içinde en büyük pay 1,2 milyar Euro ile enerji sektörüne aktarılmıştır. 

  • Yeşil Altyapılar
  • Etki Yatırımları: AXA, etki yatırımlarına proaktif olarak ilgi gösteren ilk kurumsal yatırımcılardan biridir. Etki yatırımı; finansal getirilerin yanı sıra objektif şekilde ölçülebilir ve bilinçli çevresel ve sosyal etkiler yaratmayı amaçlayan bir yatırım stratejisidir. Hem getiriler hem de etkiler, yatırım yönetimi teşviklerine entegre edilmektedir. AXA 2013 yılında 200 milyon Euro taahhütle Finansal Kapsayıcılık, Sağlık Hizmetlerine Erişim ve Eğitime odaklanan ilk etki fonunun lansmanını gerçekleştirmiştir. 2016 yılında AXA, çevresel ve sosyal etkiye odaklanan Etki Fonu 2'yi (Impact Fund 2) kurmak için 150 milyon Euro daha ayırarak katkılarını artırmıştır. 2019 yılında AXA, Biyolojik Çeşitlilik ve İklim Değişikliği temalı üçüncü Etki Yatırım Fonu'nun (200 milyon Euro) lansmanını yapmış ve böylece 2013 yılından bu yana toplam 550 milyon Euro'luk bir taahhütte bulunmuştur.
  • Çok Sayıda Çevre Sertifikasına Sahip Gayrimenkul: Kasım ayında açıklanan 24 milyar Euro'luk AXA Group Yeşil Yatırım Girişimi'ne katkıda bulunan reel varlıklar, bu genel hedef içerisinde önemli bir bölümü temsil etmektedir. Varlıkları "Yeşil" olarak tanımlayabilmek amacıyla, yukarıda belirtildiği gibi tek bir varlık için belirli ölçütler karşılanmalıdır.
  • Ticari Gayrimenkul

Buna ek olarak, AXA ile özel sektöre odaklanan Dünya Bankası Grubu üyesi IFC, 2017 yılında 500 milyon dolarlık bir ortaklık başlatarak gelişmekte olan ülkelerdeki yenilenebilir enerji, su, yeşil ulaşım ve telekomünikasyon gibi yeşil altyapıları finanse edecek bir altyapı fonunu desteklemiştir. 2019 yılı sonu itibarıyla zorunlu kredilerin tutarı 390 milyon ABD Dolarına ulaşmış, bunun 120 milyon ABD doları halihazırda finanse edilmiştir. Kömür ve katranlı kumla ilgili projeler net bir şekilde kapsam dışı tutulmuştur.

Geçiş Tahvilleri

Yeşil tahviller, neyin "yeşil proje" olarak sınıflandırılabileceğini belirlemek amacıyla piyasa temelli, katı uygunluk kriterleri uygulamaktadır. Aktif olarak karbon azaltımına giden ancak bu çabaları henüz yeşil tahviller için uygunluğu temsil eden "yeşillik" seviyesine erişememiş karbon yoğun aktörlerin desteklenmesi amacıyla yeni araçlara ihtiyaç vardır. Bu nedenle AXA, 2019 yılında "geçiş tahvilleri" kavramını geliştirmiştir. AXA geçiş tahvilleri, yeşil tahvil finansmanı için uygun olan "zaten yeşil" projelerle böyle olmayan projeler arasındaki uçurumu kapatacak, ayrıca karbon ayak izini azaltma yönünde büyük adımlar atılmasını sağlayacaktır. AXA, Kasım 2019'da Crédit Agricole CIB ortaklığıyla türünün ilk "geçiş tahvilini" ihraç etmiştir ve şimdi de tahsisli satışla 100 milyon Euro'luk tahvili finanse etmektedir. Bu işlem neticesinde, tahvilden elde edilen gelirler aşağıdaki amaçlarla kullanılacaktır:

  • elektrik üretimi
  • deniz taşımacılığı
  • endüstriyel kaynak verimliliği

Etki Ölçümü

AXA'nın Etki ölçüm çerçevesi; ilk değerlendirme, değerlendirme, özel inceleme, yatırım, izleme ve çıkışı kapsamaktadır. Amaç,
etki üretiminin bilinçli ve odaklı olmasını sağlamak, yatırım kararları ve yatırım dönemi boyunca yatırımların yönetimi açısından önemli bir itici güç olmasını temin etmektir.

AXA Etki Fonu

“İklim ve Biyolojik Çeşitlilik” başlıklı girişimler, iklim değişikliğiyle mücadele etmek, biyoçeşitliliği ve dünyamızın geleceğini destekleyecek ekosistemleri korumak amacıyla Mayıs 2019'da G7 Çevre Bakanları toplantılarında başlatılmıştır. Doğal sermayeyi korumak, kaynak verimliliğini artırmak, iklim değişikliğinin ve biyolojik çeşitlilik kaybının etkilerine karşı hassas durumdaki toplulukların direncini güçlendirmek için yatırım yapmaktadır.

Bir Sonraki Sınır: Biyolojik Çeşitlilik

Biyolojik çeşitlilik kaybı ekosistem hizmetlerini tehlikeye atmakla kalmaz, bu hizmetlere ihtiyaç duyan toplumun ve işletmelerin yanı sıra iyi işleyen bir ekonomiye güvenen yatırımcıları ve sigortacıları tehlikeye atar. Biyolojik çeşitlilik mücadelesini, iklimle bağlantılı çalışmalarımızın doğal bir uzantısı olarak görüyoruz. Zira bu iki kriz birbiriyle ilişkilidir. 2021'deki COP15'te hem bir sigortacı hem de bir yatırımcı olarak hareket etmeye ve sektörler arasında biyolojik çeşitlilik eylemlerini "ana akımlaştırmak" üzere güçlü bir "Kunming Anlaşmasını" teşvik etmeye karar verdik.

AXA'nın mevcut biyolojik çeşitlilik stratejisi aşağıdaki gelişmeleri içermektedir: - AXA, Mayıs 2019'daki G7 Bakanlar toplantıları sırasında WWF ile birlikte geliştirilen ve yatırımcıların biyolojik çeşitlilik kaybını yeni kamu-özel işbirliği modelleriyle nasıl aşabileceğini vurgulayan önerilerini paylaşmıştır.
- AXA, üçüncü "Etki Yatırımı" fonunu, biyolojik çeşitliliğin korunması odak temasıyla G7 toplantıları sırasında hayata geçirmiştir.
- AXA; AXA IM ve diğer bazı varlık yönetim firmaları tarafından Ocak 2020'de ortaklaşa başlatılan "Bilgi Talebi" programı aracılığıyla biyolojik çeşitlilik risk metriklerinin oluşturulmasını desteklemektedir.
- AXA Araştırma Fonu, biyolojik çeşitliliğe yönelik riskler hakkındaki akademik araştırmaları aktif olarak desteklemektedir.
- AXA ,"Plastik Çözümleri Yatırımcı İttifakı" (Plastic Solutions Investor Alliance) hissedar katılımı girişimini desteklemektedir.
- AXA XL, Okyanus Riski ve Dayanıklılık Eylem Birliği'ne (Ocean Risk and Resilience Action - ORRAA) aktif olarak katkıda bulunmaktadır.
- AXA "yasa dışı, kayıt dışı ve kural dışı (YKK) balıkçılık" olarak adlandırılan faaliyetleri yasaklayan, BM Sürdürülebilir Sigorta İlkeleri ve Oceana Sivil Toplum Kuruluşu tarafından ortaklaşa geliştirilen sürdürülebilir deniz sigortasına ilişkin dünyanın ilk sigorta sektörü beyanına imza koymuştur.

Biyolojik Çeşitliliğe Yönelik Riskleri Ortadan Kaldırmak İçin WWF ile Ortaklık

2019 yılında AXA Grubu, biyolojik çeşitlilik stratejisini geliştirmek ve güçlendirmek amacıyla WWF Fransa ile üç yıllık bir ortaklık anlaşması imzalamıştır. Bu ortaklık kapsamında finansal hizmetler sektörü için biyolojik çeşitlilik riskleriyle ilgili bir kılavuz geliştirmek üzere sektör önderliğinde bir görev gücü oluşturulması, biyolojik çeşitlilik riski ve etkiyle ilgili metrikler geliştirilmesi ve AXA'nın Biyolojik Çeşitlilik Çözümleri hakkındaki Etki Yatırımı çalışmalarının desteklenmesi beklenmektedir.

Hissedar Katılımı

Bir hissedar ve tahvil sahibi olarak AXA, belirli konularda (iklim değişikliği, sağlık, yönetişim, piyasa uygulamaları, vb.) olumlu değişimi hızlandırmak için yatırım yaptığı şirketlerin yönetimiyle çalışmalar gerçekleştirme imkanına sahiptir.

TCFD kapsamında kamu desteği sağlamanın yanı sıra, şirketleri aşağıdakileri yapmaya teşvik ettik:

  • kısa, orta ve uzun vadeli karbon emisyonu azaltım hedeflerine ilişkin taahhütlerde bulunma 

  • senaryo analizi gerçekleştirme
  • yönetici ücretlerini uyarlama

AXA, çeşitli hissedar koalisyonlarına katılmıştır. Bunlardan öne çıkanlar şu şekildedir: 


  • Climate Action 100+, 

  • Plastik Çözümler Yatırımcı İttifakı
  • UNPRIESG Katılım Danışma Komitesi 

  • UNPRI Kredi Derecelendirme Danışma Komitesi 


AXA'nın İklim Değişikliğine Maruz Kalma Mal Sigortasının Analizi

Yapılan bir çalışmaya göre, iklim değişikliğinin neden olduğu fiziksel riskle ilgili tehlike, AXA'nın ödeme kabiliyetini veya kârlılığını önemli ölçüde etkilemeyecektir. Ancak hem işle ilgili eylemlerin (sigorta, fiyatlandırma, kısıtlamalar) derhal etkili olacak şekilde gerçekleştirilebileceği kısa vadeli ufukların hem de sigortacılar dayanıklılık programlarında ve uzun vadeli planlamada merkezi bir rol oynayacağı için orta-uzun vadeli ufukların dikkate alınmasının çok önemli olduğuna inanıyoruz.

Sağlık Sigortası Üzerinde İklimle Bağlantılı Etkiler

Öngörülen tüm fiziksel riskler arasından ikisi kapsamlı olarak incelenmelidir: vektör kaynaklı hastalıklara (özellikle sıtmaya) elverişli ortamların değişmesi ve sıcaklık dalgalarının (hem sıklığının hem de büyüklüğünün) artması. Aşırı sıcak hava dalgalarının Uzun Süreli Sağlık ve Koruma üzerindeki etkisinin, mortalitenin yalnızca kısa süreli olarak artacağı göz önüne alındığında sınırlı kalması beklenmektedir. Ayrıca çalışmalar, insanların yeni sıcaklıklara uyum sağlaması durumunda gelecekte aşırı hava koşullarından kaynaklanacak ölüm vakalarının sayısında azalma olabileceğini ortaya koymaktadır. Şu anki değerlendirmemiz, bazı değişikliklerin ödeme gücümüzde veya kârlılığımızda önemli şoklar yaşamadan fiyatlandırma, rezerve etme veya sigortalama stratejimizi verimli bir şekilde uyarlamamızı sağlayacak bir hızda gerçekleşeceği şeklindedir. Ancak, 2018 IPCC özel raporuyla da kanıtlandığı üzere iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri, küresel sıcaklıkların 2°C artması gibi erken bir aşamada ortaya çıkmaktadır ve kötümser senaryolarda insan toplulukları açısından ciddi sonuçlar doğurma olasılığı barındırmaktadır.

AXA'nın Kendi Faaliyetleri Üzerinde İklimle Bağlantılı Etkiler

AXA'nın faaliyetlerine yönelik fiziksel riskler açısından AXA, mevcut operasyonel risk çerçevesini risk değerlendirmeleri ve senaryo stres testleri ile birlikte kullanmaktadır. İş ve modelleme uzmanlarımızla birlikte tasarlanan bu senaryolar, iklim odaklıdır ve AXA'nın tesislerinin coğrafi konumunu göz önünde bulundurmaktadır. Bu nedenle, çalışanların bu senaryoların gerçekleşmesi durumunda güvenli ve iyi koşullarda çalışabilmesini sağlamak açısından iş sürekliliği girişimleri çok önemlidir. Bu raporun hazırlandığı 2020 yılında deneyimlemekte olduğumuz COVID-19 kaynaklı "karantina" günleri bu tür iş sürekliliği çalışmalarının önemini kanıtlamaktadır.

Doğrudan Çevresel Ayak İzi Yönetimi

AXA'nın "doğrudan" çevresel ayak izi, mutlak anlamda nispeten küçük olmasına rağmen, özellikle enerji, yakıt, seyahat, kağıt ve su kalemlerinde maliyet tasarrufu sağlayarak operasyonel eko-verimliliğimizi artırmanın yanı sıra bir örnek teşkil etmek suretiyle katkıda bulunması açısından da önemlidir. AXA, 2002 yılından bu yana bir çevresel raporlama süreci ve bununla ilişkili politikalar uygulamaktadır. Çevresel ayak izimizi AB Finansal Olmayan Raporlama Direktifi doğrultusunda yönetmek, KS stratejimizin temel direklerinden biridir.